Sayfalar / Görüntüle

Coğrafi Yapı

Beypazarı İlçesi, Ankara İlinin 100 km. kuzeybatısında, Ayaş ve Nallıhan İlçeleri arasında, Ayaş-Güdül-Çamlıdere-Kıbrısçık-Seben-Nallıhan-Mihalıççık ve Polatlı İlçeleri ile komşu olup, yüzölçümü 1.868 km2 , yüksekliği 675  metredir. Son nüfus sayımında toplam nüfusu 47.234 olup 78 Mahallesi  vardır.

Şimdiye kadar Beypazarı İlçesinde tarih öncesi bakımından ilmi bir çalışma yapılmamış olmasına rağmen, eski bir tarihi olduğu bilinmektedir. Beypazarı, eski bir yerleşim yeridir. Beypazarı ve çevresinde zaman zaman toprak altından çıkan harabeler, eşyalar ve paralar üzerinde yapılan araştırma ve incelemeler sonucunda, tarih boyunca ilçe ve çevresinde sıra ile; Hitit, Frig, Galat, Roma, Bizans, Anadolu Selçuklu ve Osmanlıların egemen oldukları gözlenmektedir.

Eldeki mevcut kayıtlara göre; Beypazarı İlçesi’nin Kütahya Beylerinden Germiyanoğlu Şahin Vezir (Dinar Hezar) tarafından Rumlardan alınıp Osmanlı topraklarına kattığı anlaşılmaktadır. Bu Dinar Hezar veya Germiyan Hezarı tabirleri kısaltılarak kasabayı fetheden Beyin hatırasını yaşatmak için Bey Hezarı şeklini aldığı görülmektedir. Daha sonraları; şimdiki Beytepe Mahallesinin olduğu yer ormanlık imiş, bahsi geçen Beyin ormanlığın bir kısmını keserek bir mahalle ve bir Pazar yeri kurduğu rivayet edilmektedir. Sonraları bu meşhur Bey adına kurulan panayır şeklindeki Bu Pazar yerinde bütün çevre kasaba ve köylerinin her türlü alışveriş yaptığı tahmin edilmektedir.(Şimdiki Beytepe Mahallesi) Bu büyük ve meşhur pazarın zamanla kasabayı fetheden beyin adı olan (Hezarı) da unutturarak (Hezar) kelimesinin yerini (pazar) a bıraktığı (Germiyan) kelimesinin yerini de yalnızca (Bey) sözünün aldığı ve böylece adının Beypazarı olarak  değiştiği kuvvetle tahmin edilmektedir.

İlk Türk sakinlerinin de şimdiki Beytepe Mehallesi denilen yerde yerleştikleri, eski ve büyük binaların daha çok bu mahallede yapılmış olmaları dolayısıyla ( Bey ) ünvanının bu mahalleye verildiği muhtemeldir. Bucak müdürünün de Beytepe mahallesinde oturduğu da , halen burada oturanların nüfus kayıtlarından anlaşılmaktadır. Kasaba birkaç kere yangın geçirmiş olduğundan, daha çok bilgi edinmek mümkün olamamıştır.

Beypazarı’na yerleşen ilk Türklerin Maraş ve Adana yöresinden gelen Ramazan oğulları, Eşrefoğulları ve Dulkadiroğulları olduğu rivayet edilmektedir. Tamamen Oğuz Türklerinin Orta Asya’dan gelip yerleştikleri , Beypazarı Osmanlı idaresine geçtikten sonra Bursa İli Hüdavendigar Sancağına bağlı bir ( Bucak Merkezi ) Nahiye sonrada kaza merkezi olduğu, Vakıfların ( Hicri 1270-1280 ) Evkaf ve kayıtlarından anlaşılmakta olup  , (1883 tarihinden itibaren )  Tanzimattan sonra Ankara Sancağına bağlı bir kaza  ( ilçe ) durumuna getirildi.

Beypazarı halen Ankara iline bağlı ve büyük ilçelerden biridir. Kasabanın daha önceleri Derbentçik köyünün bulunduğu yerde olduğu zamanla mahalline sığmayarak İnözü vadisine ve etrafa yayıldığı tahmin edilmektedir. Nitekim o havalide bulunan sarı tepe ve civarı kazıldığında toprak altından bina temelleri ve kiremit parçaları çıkmaktadır.

Kasaba civarında muharebe geçtiğine dair bir işaret ve rivayet yoksa da büyük geçit yolları üzerinde olduğu bilinmektedir. Yolların önemini belirten şehrin giriş ve çıkışında bulunan, şehrin batısındaki muhafızlara ait gözetleme kulelerinin bulunduğu, Kale Kapısı ve Doğusunda Boğazkesen Kümbeti tarihi belgelerdir.